“Seni mirastan çıkardım. Benden hiçbir şey alamazsın.” Aile içindeki uyuşmazlıklarda zaman zaman kullanılan bu söz, hukuken tek başına bir kişinin miras hakkını ortadan kaldırmaz.
Türk hukukunda mirasçılıktan çıkarma, günlük dilde kullanılan şekliyle “mirastan men etme”, belirli şartlara bağlıdır. Özellikle saklı paylı mirasçıların miras hakkından tamamen mahrum bırakılabilmesi için kanunda öngörülen koşulların gerçekleşmesi gerekir.
Bu nedenle bir anne veya babanın çocuğuna “seni mirastan çıkardım” demesi, her durumda o kişinin mirastan hiçbir şey alamayacağı anlamına gelmez.
Mirasçılıktan Çıkarma Nedir?
Mirasçılıktan çıkarma, saklı paylı bir mirasçının kanunda belirtilen sebeplerden birinin bulunması hâlinde saklı payından da mahrum bırakılabilmesini sağlayan bir miras hukuku kurumudur.
Türk Medeni Kanunu bazı mirasçıların miras paylarının belirli bir bölümünü koruma altına almıştır. Bu korunan bölüme saklı pay denir.
Saklı paylı mirasçılar arasında özellikle;
- altsoy,
- anne ve baba,
- sağ kalan eş yer alır.
Bu nedenle mirasbırakan, malvarlığının tamamı üzerinde her zaman sınırsız biçimde tasarruf edemez.
Anne veya Baba Çocuğunu Mirastan Çıkarabilir Mi?
Evet, ancak yalnızca kanunda öngörülen şartlar varsa.
Mirasbırakanın çocuğuyla küs olması, görüşmemesi veya aile içinde anlaşmazlık yaşanması tek başına mirasçılıktan çıkarma için yeterli değildir.
Mirasçılıktan çıkarma bakımından temel olarak iki sebep öne çıkar:
- Mirasçının, mirasbırakana veya mirasbırakanın yakınlarından birine karşı ağır bir suç işlemesi.
- Mirasçının, mirasbırakana veya mirasbırakanın aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülüklerini önemli ölçüde yerine getirmemesi.
Bu nedenle her aile içi sorun mirastan çıkarma sebebi değildir.
Örneğin;
- uzun süredir görüşmemek,
- aile içinde küslük yaşanması,
- mirasbırakanın çocuğunun yaşam tercihlerini onaylamaması,
- kardeşler arasında tercih yapılması
tek başına geçerli bir mirasçılıktan çıkarma sebebi oluşturmayabilir.
Her olay somut koşulları içinde değerlendirilmelidir.
“Seni Mirastan Çıkardım” Demek Yeterli mi?
Hayır. Mirasçılıktan çıkarma, sözlü bir beyanla gerçekleştirilemez. Mirasbırakanın bu iradesini ölüme bağlı bir tasarrufla ortaya koyması gerekir. Uygulamada bu genellikle vasiyetname veya miras sözleşmesi yoluyla gerçekleştirilir.
Dolayısıyla bir kişinin hayattayken; “Artık seni mirasçı olarak kabul etmiyorum.” Veya “Benden hiçbir şey alamayacaksın.” demesi tek başına hukuki sonuç doğurmaz.
Vasiyetnamede Mirastan Çıkarma Sebebi Yazılmalı mı?
Evet. Mirasçılıktan çıkarma bakımından en önemli şartlardan biri, çıkarma sebebinin ölüme bağlı tasarrufta gösterilmesidir.
Yalnızca; “Çocuğumu mirasçılıktan çıkarıyorum.” şeklindeki bir ifade çoğu durumda yeterli değildir. Mirasbırakanın hangi olaya dayanarak mirasçılıktan çıkarma yaptığı açık biçimde belirtilmelidir. Çünkü mirasçılıktan çıkarılan kişi, mirasbırakanın ölümünden sonra bu sebebe itiraz edebilir.
Mirastan Çıkarma Sebebini Kim İspatlar?
Mirasçılıktan çıkarılan kişi ileri sürülen sebebe itiraz ederse, çıkarma sebebinin gerçekten mevcut olduğunu ispatlama yükü kural olarak mirasçılıktan çıkarmadan yararlanan kişiye aittir. Bu husus uygulamada oldukça önemlidir.
Örneğin vasiyetnamede;
“Çocuğum aile hukukundan doğan yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal ettiği için onu mirasçılıktan çıkarıyorum.” denilmiş olması tek başına yeterli olmayabilir.
Uyuşmazlık çıktığında, bu davranışların gerçekten gerçekleşip gerçekleşmediği ve mirasçılıktan çıkarma için yeterli ağırlıkta olup olmadığı değerlendirilir.
Çıkarma Sebebi İspatlanamazsa Ne Olur?
Mirasbırakanın gösterdiği çıkarma sebebinin ispatlanamaması hâlinde mirasçının saklı pay hakkı yeniden gündeme gelebilir.
Başka bir ifadeyle; “Vasiyetnamede beni mirastan çıkarmış.” demek her zaman; “Artık mirastan hiçbir şey alamam.” anlamına gelmez. Mirasçılıktan çıkarma işleminin kanuna uygun olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.
Mirastan Çıkarılan Kişi Saklı Pay Alabilir mi?
Geçerli bir mirasçılıktan çıkarma söz konusuysa mirasçılıktan çıkarılan kişi saklı payını da kaybeder.
Bu durumda kişi;
- mirastan pay alamaz,
- saklı pay talebinde bulunamaz,
- saklı payının ihlal edildiği gerekçesiyle tenkis talebinde bulunamaz.
Ancak bu sonuca ulaşılabilmesi için mirasçılıktan çıkarma işleminin hukuken geçerli olması gerekir.
Mirastan Çıkarılan Kişinin Çocukları da Miras Hakkını Kaybeder mi?
Her zaman değil. Mirasçılıktan çıkarılan kişinin altsoyu bakımından ayrıca değerlendirme yapılması gerekir. Kural olarak çıkarılan mirasçının payı, o kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi değerlendirilerek altsoyuna geçebilir.
Bu nedenle bir kişinin mirasçılıktan çıkarılmış olması, onun çocuklarının da otomatik olarak mirastan çıkarıldığı anlamına gelmez.
Örnek
Bir babanın Ahmet ve Mehmet isimli iki çocuğu olduğunu düşünelim.
Ahmet’in de iki çocuğu olsun.
Baba Ahmet’i hukuken geçerli şekilde mirasçılıktan çıkarırsa, bu durum Ahmet’in çocuklarının da mutlaka mirastan mahrum kalacağı anlamına gelmez.
Ahmet’in altsoyu bakımından ayrıca miras hakkı doğabilir.
Bu nedenle mirasçılıktan çıkarma yalnızca çıkarılan kişi yönünden değil, onun çocukları yönünden de incelenmelidir.
Borçlu Bir Çocuk Mirastan Çıkarılabilir mi?
Borçluluk nedeniyle mirasçılıktan çıkarma bakımından kanunda özel bir düzenleme bulunmaktadır.
Belirli şartların gerçekleşmesi hâlinde, hakkında borç ödemeden aciz belgesi bulunan altsoy bakımından saklı payın bir kısmının mirasçılıktan çıkarılması mümkün olabilir.
Ancak bu durum normal mirasçılıktan çıkarma kurumundan farklıdır ve özel şartlara tabidir.
Bu nedenle yalnızca bir kişinin borçlu olması, mirastan tamamen çıkarılması için yeterli değildir.
Vasiyetnamede Adınız Yoksa Mirastan Çıkarılmış mı Sayılırsınız?
Hayır. Bu iki durum birbirinden farklıdır. Bir kişinin vasiyetnamede hiç anılmaması, hukuken mirasçılıktan çıkarıldığı anlamına gelmez.
Örneğin bir baba bütün malvarlığını vasiyetnameyle başka bir çocuğuna veya üçüncü bir kişiye bırakmış olabilir.
Ancak geride saklı paylı mirasçılar bulunuyorsa, yapılan vasiyetnamenin onların saklı paylarını ihlal edip etmediğinin ayrıca değerlendirilmesi gerekir.
Bu durumda konu mirasçılıktan çıkarma değil, saklı payın ihlali ve tenkis olabilir.
Dolayısıyla yalnızca;
“Vasiyetnamede adım var mı?”
sorusuna bakmak yeterli değildir. Değerlendirilmesi gereken hususlar şunlardır:
“Ben saklı paylı mirasçı mıyım?”
“Yapılan vasiyetname benim saklı payımı ihlal ediyor mu?”
“Hakkımda geçerli bir mirasçılıktan çıkarma işlemi yapılmış mı?”
Mirasçılıktan Çıkarıldığınızı Öğrendiğinizde Ne Yapmalısınız?
Mirasbırakanın ölümünden sonra vasiyetname açıldığında veya mirasçılıktan çıkarıldığınızı öğrendiğinizde öncelikle ölüme bağlı tasarrufun içeriği incelenmelidir.
Özellikle şu hususlar önem taşır:
- Mirasçılıktan çıkarma açıkça düzenlenmiş mi?
- Çıkarma sebebi gösterilmiş mi?
- Gösterilen sebep kanunda öngörülen sebeplerden biri mi?
- Çıkarma sebebi ispatlanabilir mi?
- Mirasçının saklı pay hakkı var mı?
- Çıkarma işlemi usulüne uygun yapılmış mı?
- Vasiyetnamenin ayrıca geçerlilik sorunu bulunuyor mu?
Bu inceleme sonucunda somut olayın özelliklerine göre miras hakkının korunması için dava yoluna başvurulması gündeme gelebilir.
Sonuç
Bir kişinin; “Seni mirastan çıkardım.” demesi, miras hakkını kendiliğinden sona erdirmez.
Mirasçılıktan çıkarma;
- kanunda öngörülen bir sebebe dayanmalı,
- ölüme bağlı bir tasarrufla yapılmalı,
- çıkarma sebebi açıkça belirtilmeli,
- uyuşmazlık hâlinde bu sebep ispatlanabilmelidir.
Bu nedenle mirasbırakanın vasiyetnameyle bir kişiyi mirastan çıkarmış olması dahi her durumda o kişinin hiçbir miras hakkının kalmadığı anlamına gelmez.
Özellikle saklı paylı mirasçılar bakımından vasiyetnamenin ve mirasçılıktan çıkarma sebebinin ayrıntılı olarak incelenmesi gerekir.
Sık Sorulan Sorular
- Baba çocuğunu mirastan çıkarabilir mi?
Evet, ancak yalnızca Türk Medeni Kanunu’nda öngörülen mirasçılıktan çıkarma sebeplerinden birinin bulunması hâlinde mümkündür. Sadece küslük, görüşmeme veya aile içi anlaşmazlık genellikle yeterli değildir.
- “Seni mirastan çıkardım” demek yeterli mi?
Hayır. Sözlü olarak mirastan çıkarma mümkün değildir. Mirasçılıktan çıkarma ölüme bağlı bir tasarrufla, genellikle vasiyetname veya miras sözleşmesi yoluyla yapılmalıdır.
- Vasiyetnamede mirastan çıkarma sebebi yazmak zorunlu mu?
Mirasçılıktan çıkarma sebebinin ölüme bağlı tasarrufta belirtilmesi gerekir. Sebebin hiç gösterilmemesi veya gösterilen sebebin ispatlanamaması, mirasçının saklı pay hakkının korunmasına yol açabilir.
- Mirastan çıkarılan kişi dava açabilir mi?
Evet. Mirasçılıktan çıkarılan kişi, işlemin geçersiz olduğunu, çıkarma sebebinin bulunmadığını veya ispatlanamadığını ileri sürerek somut olayın niteliğine göre dava yoluna başvurabilir.
5. Mirastan çıkarılan kişinin çocukları da miras hakkını kaybeder mi?
Hayır. Mirasçılıktan çıkarma, kural olarak çıkarılan kişinin çocuklarını da mirastan mahrum bırakmaz.
Türk Medeni Kanunu’nun 511. maddesine göre mirasçılıktan çıkarılan kişi, mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edilir. Mirasbırakan, çıkarılan kişinin miras payı hakkında başka türlü bir tasarrufta bulunmamışsa, bu pay çıkarılan kişinin varsa altsoyuna geçer.
Örneğin bir baba, oğlu Ahmet’i geçerli şekilde mirasçılıktan çıkarmış ve Ahmet’in payı hakkında ayrıca bir tasarrufta bulunmamışsa, Ahmet’in çocukları babaları Ahmet, dedelerinden önce ölmüş gibi onun yerine mirasçı olabilirler.
Mirasbırakan Ahmet’in payını vasiyetnameyle başka bir kişiye bırakmış olsa dahi konu burada sona ermez. Çünkü TMK m. 511 uyarınca mirasçılıktan çıkarılan kişinin altsoyu, çıkarılan kişi mirasbırakandan önce ölmüş gibi kendi saklı payını talep edebilir.
Kısacası, bir çocuğun mirasçılıktan çıkarılması onun çocuklarının da otomatik olarak mirastan çıkarıldığı anlamına gelmez.
- Vasiyetnamede adım yoksa miras hakkımı kaybeder miyim?
Hayır. Vasiyetnamede adınızın bulunmaması, mirasçılıktan çıkarıldığınız anlamına gelmez. Saklı paylı mirasçıysanız vasiyetnamenin saklı payınızı ihlal edip etmediği ayrıca incelenir.
