İş hayatında en çok merak edilen konulardan biri, işçinin istirahat raporlu olduğu sürelerin kıdem tazminatı hesabına dahil edilip edilmeyeceğidir. Temel kural olarak, işçinin çalışırken aldığı sağlık raporları kıdem hesabında dikkate alınır. Ancak bu kuralın yasayla çizilmiş çok net bir sınırı bulunmaktadır. Raporun nedeni iş kazası veya meslek hastalığı olsa bile bu yasal sınır değişmemektedir.
İhbar Süresi + 6 Hafta Kuralı Nedir?
4857 sayılı İş Kanunu’nun 25. maddesinin 1. fıkrası uyarınca; işçinin hastalık, kaza, doğum ve gebelik gibi hallerde aldığı raporlar nedeniyle işverenin sözleşmeyi bildirimsiz (haklı) fesih hakkı, rapor süresinin işçinin ihbar süresini 6 hafta aşmasıyla doğar.
Yargıtay uygulamalarına göre, işçinin bir defada veya art arda kesintisiz olarak aldığı raporların “İhbar Süresi + 6 Hafta” olan kısmı kıdem tazminatı hesabına dahil edilirken, bu sınırı aşan süreler kıdem hesabından indirilir.
Kıdem Süresine Göre Rapor Sınırları Tablosu:
- 6 aya kadar çalışması olanlar için: 2 hafta ihbar + 6 hafta ek süre = 8 hafta (56 gün)
- 6 ay – 1,5 yıl arası çalışması olanlar için: 4 hafta ihbar + 6 hafta ek süre = 10 hafta (70 gün)
- 1,5 yıl – 3 yıl arası çalışması olanlar için: 6 hafta ihbar + 6 hafta ek süre = 12 hafta (84 gün)
- 3 yıldan fazla çalışması olanlar için: 8 hafta ihbar + 6 hafta ek süre = 14 hafta (98 gün)
İş Kazası Durumunda Hesaplama Nasıl Değişir?
İşçinin geçirdiği bir iş kazası nedeniyle örneğin 5,5 ay (yaklaşık 165 gün) kesintisiz rapor aldığını ve kazadan önce 3 yıldan fazla kıdemi olduğunu varsayalım. Bu durumda işçinin yasal sınırı 14 haftadır (98 gün).
Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre; bu işçinin kıdem tazminatı hesaplanırken 165 günlük rapor süresinin sadece yasal sınırı olan 98 günlük kısmı hizmet süresine eklenir. Geriye kalan ve sınırı aşan kısım ise kıdem süresi hesabında dikkate alınmaz. Raporun iş kazasından kaynaklanması, bu yasal tavanın aşılmasına ve işverene sınırsız bir kıdem yükü yüklenmesine hukuken imkan tanımamaktadır.
