Arabuluculuk görüşmesinde bir ödeme teklifini kabul etmek, yalnızca ne kadar para alınacağını belirlemek değildir. İmzalanacak anlaşma; hangi taleplerin sona ereceğini, ödemenin ne zaman yapılacağını ve yükümlülüklerin yerine getirilmemesi hâlinde nasıl hareket edileceğini de etkiler.
Bu nedenle “Anlaşalım, ayrıntıları sonra konuşuruz” yaklaşımı önemli uyuşmazlıklara yol açabilir. Görüşmede konuşulanlarla imzalanan metnin aynı olması ve yükümlülüklerin açıkça yazılması gerekir.
Arabuluculuğa başvurmak zorunluysa anlaşmak da zorunlu mu?
Hayır. Bazı uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur. Ancak bu durum, sunulan teklifi kabul etme veya anlaşma belgesi imzalama zorunluluğu anlamına gelmez.
Görüşmeye katılmak ile anlaşmayı kabul etmek farklıdır. Toplantıya katılmamanın hukuki sonuçları ayrıca değerlendirilmelidir; taraflar anlaşmanın içeriğine serbest iradeleriyle karar verir.
Arabulucu kimin haklı olduğuna karar verir mi?
Arabulucu, uyuşmazlık hakkında mahkeme gibi hüküm vermez. Tarafsız ve bağımsız şekilde tarafların iletişim kurmasına ve çözüm geliştirmesine yardımcı olur.
Tarafların çözüm üretemediği durumda çözüm önerisi getirebilmesi, bu öneriyi kabul etmek zorunda olduğunuz anlamına gelmez. Arabulucunun süreçte bulunması, sizin adınıza hukuki temsil görevini üstlendiği anlamına da gelmez.
Hangi konularda anlaşıldığı açıkça yazılmalı
Anlaşma belgesinde yalnızca toplam bir tutar bulunmasıyla yetinilmemelidir. Ödemenin hangi uyuşmazlık ve taleplerle ilgili olduğu anlaşılabilmelidir.
Örneğin işçi-işveren uyuşmazlığında;
- Kıdem ve ihbar tazminatı,
- Fazla çalışma ücreti,
- Kullanılmayan yıllık izin ücreti,
- Ücret, prim veya diğer alacaklar
yönünden hangi konularda anlaşmaya varıldığı açıkça belirlenmelidir.
Kira uyuşmazlığında ise kira borcu, depozito, tahliye veya taşınmaza verilen zarar gibi farklı konular birbirine karıştırılmamalıdır.
“Bütün haklarımı aldım” veya “Tarafların birbirinden hiçbir talebi kalmamıştır” gibi ifadelerin hangi talepleri kapsadığı anlaşılmadan imza atılmamalıdır. Belgenin yalnızca başlığına değil, bütün hükümlerine bakılmalıdır.
Ödeme tutarı kadar ödeme koşulları da önemlidir
Anlaşmada şu soruların cevapları bulunmalıdır:
- Ödemeyi kim yapacak?
- Kime ve hangi hesaba ödeme yapılacak?
- Belirlenen tutar net mi, brüt mü?
- Kesinti varsa niteliği ve sorumlusu belli mi?
- Ödeme hangi tarihte yapılacak?
- Taksit varsa her taksidin tutarı ve tarihi nedir?
- Daha önce yapılan ödemeler toplamdan düşülmüş mü?
“En kısa sürede ödenecektir” veya “Mali durum uygun olduğunda ödeme yapılacaktır” gibi belirsiz ifadeler yerine, uygulanabilir ve açık koşullar tercih edilmelidir.
Ödeme yükümlülüğü icraya elverişli açıklıkta düzenlenmeli
Ödeme miktarı, vadesi ve ödeme yükümlüsünün açıkça belirlenmesi, yalnızca taraflar arasında belirsizlik yaşanmaması için değil, anlaşmanın icra edilebilirliği bakımından da önemlidir.
İcra edilebilirlik şerhi incelemesinde mahkeme, anlaşmanın içeriğinin arabuluculuğa ve cebri icraya elverişli olup olmadığını değerlendirir. Bu nedenle ödeme borcunun tutarı veya objektif olarak nasıl hesaplanacağı, kimin tarafından kime ödeneceği ve ne zaman yerine getirileceği tereddüde yer bırakmayacak biçimde düzenlenmelidir. Taksitli ödemelerde her taksidin tutarı ve vadesi ayrı ayrı gösterilmelidir.
“Taraflar daha sonra tutarı belirleyecektir” veya “Borçlu imkân bulduğunda ödeme yapacaktır” gibi ifadeler, ödeme yükümlülüğünü belirsiz bırakabilir. İcra edilebilirlik şerhi, anlaşmada eksik bırakılan ödeme koşullarını tamamlayan veya yeni bir ödeme planı oluşturan bir karar değildir.
Ayrıca şerh alınmadan ilam niteliğinde belge sayılan anlaşmalarda da yükümlülüklerin açık ve icraya elverişli düzenlenmesi gerekir.
Taksit ödenmezse ne olacağı düzenlenmeli
Özellikle taksitli anlaşmalarda yalnızca ödeme planını yazmak yeterli olmayabilir.
Bir taksidin gecikmesi durumunda kalan borcun tamamının istenip istenemeyeceği, bildirim gerekip gerekmediği ve gecikmenin diğer sonuçları açıkça değerlendirilmelidir. Kullanılan hükümlerin hukuken geçerli ve icraya elverişli olması da önemlidir.
Bir taksidin ödenmemesi, kalan bütün taksitlerin her durumda kendiliğinden muaccel olacağı anlamına gelmez. Anlaşmanın içeriği ve uygulanacak hükümler incelenmelidir.
Anlaşma imzalandıktan sonra aynı konuda dava açılabilir mi?
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’na göre, anlaşmaya varılması hâlinde üzerinde anlaşılan hususlar hakkında taraflarca dava açılamaz.
Bu nedenle hangi taleplerin anlaşma kapsamında bulunduğunun belirlenmesi önemlidir. Anlaşılmayan konular varsa bunlar da açıkça ayrılmalıdır.
Anlaşma belgesinin geçerliliğine ilişkin bir uyuşmazlık bulunması ise farklı bir değerlendirmeyi gerektirir. Sonradan daha yüksek bir tutar alınabileceğinin düşünülmesi, tek başına anlaşmayı geçersiz hâle getirmez.
Ödeme yapılmazsa anlaşma kendiliğinden ortadan kalkar mı?
Kural olarak ödeme yapılmaması, anlaşmanın kendiliğinden yok sayılması anlamına gelmez. Öncelikle anlaşmadan doğan yükümlülüğün yerine getirilmesi ve gerekiyorsa icra yoluyla tahsili değerlendirilir.
İlk uyuşmazlığı yeniden dava etmek ile anlaşmada üstlenilen ödeme borcunu tahsil etmek farklı konulardır. Bu nedenle imzadan önce, ödeme yapılmazsa hangi belgeden ve hangi yoldan hareket edileceği de anlaşılmalıdır.
Her anlaşma doğrudan icraya konulabilir mi?
Her arabuluculuk anlaşması için aynı cevap verilemez.
Kanunda belirtilen imza koşullarını taşıyan bazı anlaşma belgeleri, ayrıca icra edilebilirlik şerhi alınmadan ilam niteliğinde belge sayılır. Diğer durumlarda mahkemeden şerh alınması gerekebilir.
Ayrıca kanunun şerhi zorunlu tuttuğu özel hâller vardır. Dolayısıyla “Arabulucu imzaladıysa başka hiçbir işlem gerekmez” düşüncesi doğru değildir. Uyuşmazlığın türü, imzalar ve özel düzenlemeler kontrol edilmelidir.
Baskı altında imzalanan anlaşma için ne yapılabilir?
Aldatma, korkutma, imza sahteliği veya sürecin usulüne uygun yürütülmemesi gibi iddialar, anlaşmanın geçerliliğinin incelenmesini gerektirebilir.
Ancak her memnuniyetsizlik veya sonradan duyulan pişmanlık iptal sebebi değildir. İleri sürülen sebebin somutlaştırılması, delillerle desteklenmesi ve uygulanacak sürelere dikkat edilmesi gerekir.
Anlaşmanın her durumda iptal edilebileceği düşüncesiyle imza atılmamalıdır.
İmzadan önce son kontrol
- Anlaşmanın son hâlini baştan sona okuyun.
- Görüşmede konuşulup metne yazılmayan bir husus kalmadığını kontrol edin.
- Tutarları, tarihleri ve hesap bilgilerini doğrulayın.
- Kapsama alınan ve dışında kalan talepleri ayırın.
- Ödeme veya diğer yükümlülükler yerine getirilmezse sonuçlarını inceleyin.
- Arabuluculuk ücreti ve diğer giderlerin kim tarafından karşılanacağını netleştirin.
- İmzalı belgenin bir örneğini alın.
- Anlamadığınız hükümleri açıklığa kavuşturmadan imzalamayın.
Sonuç
Arabuluculuk anlaşması, uyuşmazlığı sona erdirebilen ve önemli hukuki sonuçlar doğuran bir belgedir. Yalnızca teklif edilen tutara değil; anlaşmanın kapsamına, ödeme koşullarına, imzalara ve icra edilebilirliğine de dikkat edilmelidir.
Özellikle ödeme tutarının, vadesinin ve yükümlülüklerin açıkça belirlenmesi, anlaşmanın uygulanabilmesi açısından önem taşır. Belirsiz noktaların imzadan önce giderilmesi, sonradan ortaya çıkabilecek yeni uyuşmazlıkların önlenmesine yardımcı olur.
Sık Sorulan Sorular
Arabuluculukta teklif edilen tutarı kabul etmek zorunda mıyım?
Hayır. Dava öncesinde arabuluculuğa başvurma zorunluluğu, anlaşmayı kabul etme zorunluluğu değildir.
Arabuluculuk belgesine atılan her imza anlaşma anlamına mı gelir?
Hayır. Süreçte bilgilendirme, katılım, son tutanak ve anlaşma belgesi gibi farklı belgeler bulunabilir. İmzaladığınız belgenin niteliğini ve içeriğini okuyun.
Anlaşmanın bir kısmını kabul edip diğer taleplerimi saklı tutabilir miyim?
Uyuşmazlığın bölünebilirliği ve diğer hukuki koşullar elveriyorsa kısmi anlaşma yapılabilir. Hangi konularda anlaşıldığı ve hangi taleplerin anlaşma dışında kaldığı açıkça yazılmalıdır.
Ödeme tarihi belli değilse icra edilebilirlik şerhiyle bu eksiklik giderilebilir mi?
İcra edilebilirlik şerhi incelemesi, tarafların yerine yeni ödeme koşulları belirlenmesini sağlamaz. Vadenin belirsiz bırakılması, borcun ne zaman istenebileceği ve icra edilebilirliği bakımından sorun yaratabilir. Bu nedenle ödeme zamanı veya bunu objektif olarak belirleyen koşullar anlaşmada açıkça düzenlenmelidir.
Anlaşmayı imzaladım ancak ödeme yapılmadı. Aynı alacak için yeniden dava açabilir miyim?
Ödeme yapılmaması, üzerinde anlaşılan uyuşmazlığı kendiliğinden yeniden dava edilebilir hâle getirmez. Öncelikle anlaşma belgesine dayalı tahsil ve icra imkânları değerlendirilir.
Anlaşma sonrasında fikrimi değiştirirsem vazgeçebilir miyim?
Yalnızca fikir değiştirmek, kural olarak anlaşmayı tek taraflı ortadan kaldırmaya yetmez. Geçersizlik veya iptal iddiası varsa dayanağı ve koşulları ayrıca incelenir.
Anlaşma belgesinde yalnızca toplam tutar yazması yeterli mi?
Hangi taleplerin hangi koşullarla sona erdirildiği ve ödemenin nasıl yapılacağı anlaşılabilmelidir. Özellikle birden fazla alacak kaleminin bulunduğu uyuşmazlıklarda kapsamın açıkça belirlenmesi önemlidir.
